|
Balon anjioplast-Stent Uygulanması
|
KKTC de başarıyla uygulanmaya başlanan bu tedavi yöntemi ile Haziran 2007 den beri Kuzey Kıbrıstaki hastalar tedavi edilmektedir. Adaya kesin dönüş yapmamdan sonra gerekli girişimleri yaparak altyapının oluşmasını sağlayarak, bakanlığın ve diğer doktor arkadaşların da desteğiyle bu işlemlerin ülkemde yapılmasını sağladım. İlk kez radiyal arterden koroner stent, ilk kez FFR, ilk kez renal artere stent, ilk kez karotis anjiogram , ilk kez Türkiyeden ekip gelmeden başarılı koroner stent uygulamasını başlattım. Kuzey Kıbrısta, FESC ünvanı alan ilk Kıbrıslı Kardiyolog olmaktan gurur duyuyorum. Bir çok hastanın memnun olduğunu görmek beni gururlandırmaktadır. Kuzey Kıbrıs Kardiyolojisinin uluslararası seviyelere getirilmesi için daha yapılması gerekenler vardır. Bu amaçla çalışmak başlıca görevimdir.
Kardiyolog Dr Cenk Conkbayır,FESC
Anjiyoplasti işlemi kalp damarlarında görülen darlık ve tıkanıklıkların açılması ve dolayısı ile kalbin gereksinimi olan kan akımının rahat sağlanması amacıyla darlık bölgesinin mekanik olarak genişletilmesidir.
|
|
Koroner damarlarda (kalp damarları) kullanılan balonlar damarın çapı ve darlığın uzunluğuna göre değişik çap ve uzunluklarda olabilirler (örneğin çapı 1.5-4.0 mm arası ve uzunluğu da 8.0-40.0 mm arası olabilir). Balon, inik haldeyken darlık bölgesine yerleştirip içi röntgen ışınlarını geçirmeyen bir sıvı ile (kontrast madde) doldurulup belli bir basınca kadar (çoğunlukla 6-10 atmosfer) şişirilir ve darlık mekanik olarak açılır. Balonun içinde röntgen ışınlarını geçirmeyen bir sıvı olduğu için balonun nerede olduğu ve darlığı ne kadar açtığı floroskopi (röntgen ışınları ile canlı ve hareketli görüntüler) ile anlaşılabilir. Daha sonra balonun içindeki sıvı geri çekilir (yani indirilir) ve geri alınır.
| Balon ile koroner damarlardaki darlıklar genişletildikten sonra, aynı bölgede sık olarak tekrar daralma (recoil) gelişiyordu veya damar duvarının iç yüzünde küçük bir yırtıktan (diseksiyon) dolayı damarın tam tıkanması ve buna bağlı problemler sıklıkla oluşuyordu. |
 |
Bunun üstesinden gelmek için damar duvarına mekanik olarak destek olan ağ şeklinde çelik kafesler (stent) geliştirildi. Günümüzde koroner stentler, çok sık olarak balon ile genişletme sonrasında veya direk olarak (darlığa balon uygulamaksızın doğrudan) yaygın olarak kullanılmaktadır.
|
Stentler balonun üzerinde sıkıştırılmış olarak darlık bölgesine ilerletilmekte, daha sonra balon şişirilerek (dolayısı ile stent de genişletilerek) stent damar duvarına yerleştirilmektedir. Böylece stent, damarın erken daralmasını ve iç yüzünde olabilecek küçük yırtıkların problem oluşturmasını önlemektedir.
|
Balon tedavisi işlemi de aynı koroner anjiyografi gibidir. Ancak balon yapılacak damarın özelliklerine bağlı olarak işlem biraz daha uzun sürebilir. Koroner damarlarda önemli darlık ve/veya tıkanıklık görüldüğünde, eğer uygunsa, aynı seansta veya daha sonra balon anjiyoplasti yapılabilir.
Balon ve stent
işlemlerinin oldukça iyi yönlerine rağmen, madalyonun öteki yüzünde, bugün hala
mücadele ettiğimiz 2 önemli istenmeyen tarafı vardır:
- Ani (akut)
tıkanma
- Tekrar daralma
(restenoz)
Ani tıkanma
İşlem sonrasında
damarın, pıhtı veya plağın bir parçası ile tıkanması sonucu oluşur. Acil olarak
tekrar balon veya stent yapılma veya bypass cerrahisi gerektiren ani tıkanma
oranı %2 civarındadır. Ani tıkanma gelişen hastaların %3-4'ünde akut miyokard
infarktüsü (kalp
krizi) gelişir.
Tekrar daralma
(restenoz)
Tekrar daralma,
balon anjiyoplasti ve stent işlemlerinden sonra karşımıza çıkan en önemli
problemlerden bir tanesidir.
Tekrar daralma
bazı durumlarda çok yüksek sıklıkta oluyor. Nedir bu durumlar? Şimdi onlara göz
atalım:
- Diabetes
mellitus (şeker hastalığı): şeker hastalarında balon ve stent işlemlerinden
sonra aynı bölgede tekrar daralma oldukça sık görülüyor.
- Daha önceden
yine stent içinde daralma olması: yani stent içinde bir kere daralma olmuşsa,
biz darlığı tekrar balon ve stent ile açsak bile tekrar daralma oranı daha
yüksek oluyor.
- Damardaki
darlık uzunluğunun 20 mm'den fazla olması.
Tekrar daralma ilk 3-6 ay arasında en sık
olarak görülür. 6 ay geçtikten sonra aynı bölgede tekrar daralma olması
nadirdir.
İlk 6 ay içinde stent bölgesinde tekrar
daralma (restenoz) oranı, kaplı olmayan (ilaçsız) stentlerde %20-40, kaplı
(ilaçlı) olanlarda ise
%5-10 oranındadır.
A: Damarın 2 farklı kesitinde darlık yerinin stent yerleştirilerek açılmış
olduğunu görüyoruz.
B: Stent içinde damarın çapını daraltan dolayısı ile kan akımını engelleyen
darlık gelişmiş (restenoz).
Restenoz tedavisi
Peki stent içinde
tekrar daralma (restenoz) geliştiği zaman ne yapıyoruz? Bu durumlarda birkaç
tedavi yöntemi var;
- Daralmış
bölgeyi tekrar balon ile açmak (rePTCA): bu çoğunlukla başarı ile uygulanan bir yöntem
olmakla birlikte ne yazık ki kısa sürede tekrar daralma oranı yüksektir.
- Laser,
aterektomi gibi, daralmış olan bölgeyi mekanik olarak ortadan kaldıran yöntemler (kesip
çıkararak, toz haline getirerek vb)
- Radyasyon
tedavisi (brakiterapi)
- Daralan bölge
içine 2. bir normal stent yerleştirmek
- Daralan bölge
içine ilaçlı stent yerleştirmek.
Genel olarak;
Genel olarak
bahsedecek olursak; balon anjiyoplasti ve stent uygulanan tüm hastaların, binde
dördünde (4/1000) acil bypass ameliyat gereksinimi ortaya çıkar. Ölüm oranı ise
%1'dir (Koroner bypass ameliyatlarında ise ölüm oranı %1-3 arasındadır).
Ayrıca invaziv
(kanlı) bir işlem olduğundan koroner anjiyografidekine benzer olarak, damara
giriş yerinden ve işlemden kaynaklanan istenmeyen etkiler de (kasık
bölgesine kanama, şişlik, kısa süreli ağrı, vb) olabilir.
Ancak bilinmelidir
ki, doktorunuz size anjiyoplasti yapılmasını, anjiyoplasti yapılmadığında dar
olan damarın size getireceği risklerin, anjiyoplasti riskinin çok üzerinde olduğu
durumlarda önerecektir.
Kaynak : ahmetalpman.com
|